Mutfağa her girdiğimde camın kenarındaki kurumuş fesleğenleri gördükçe aklıma Murathan Mungan'ın Yaz Bitti şiiri geliyor. Ben de yüksek sesle söylüyorum kendime, yaz bitti. İlkokuldayken, okulların açıldığı ilk gün öğretmen yazın ne yaptığımızı yazmamızı isterdi ya, biri gelip sorsa yazın ne yaptın diye...Ben bu yaz anne olmayı öğrenmeye çalıştım. Bu sonbaharda da devam ediyorum öğrenmeye. Bazen çok hoşgörülü oluyorum annelik çok yakışıyor o anlarda üzerime. Bazen tahammülsüz bir kadın fırlayıveriyor içimden, hiçbir zaman anne olmayı beceremeyecek kadar öfkeli. Kolay değil biliyorum, uğraşıyorum,sıkılıyorum,yeniliyorum tekrar deniyorum. Anneliğin üzerinizdeki tüm sorumluluklardan farkı, yenilince pes edince terk edip hadi bana müsade deyip bir yere gidemeyecek oluşunuz.
Geçmeyen öksürüklerime ve hapşırıklarıma tıp dünyası koydu teşhisini, alerjik astım. Ailedeki iki kişiden birinin bu hastalıktan muzdarip olduğunu düşünürsek çok şaşırmadım. Ama doktorun daha alerji testi yapmadan alerjimin neye olduğunu öğrenmeden 'Kediler evden gidecek' deyişi beni şaşırttı. Tamam bir önlem olarak bunu tavsiye edebilir ama günlük hayatta bir sürü alerji yapabilecek etkenle birarada yaşarken sorarım, doktor nedir bu kedi düşmanlığı. Henüz alerji testi yaptırmadım. Bu hafta tekrar kontrole gidip duruma göre yaptıracağız. Kızlar ne olacak mevzunu düşünmek istemiyorum. Onları verirsem bu sefer depresyona girip astımımı daha çok tetiklerim diye annemi tehdit ediyorum.
Geçenlerde Meloş tavsiyesi olarak not aldığım Kumkurdu'nu okudum. Çokta sevdim. Şimdilerde Mine Söğüt'ün son kitabı sürünüyor elimde. Birde Behzat Ç. tiryakiliğimiz var her pazar beklediğimiz.
Böyle işte geçiyor günler iznin bitme zamanı yaklaşıyor. Sonrası kocaman bir belirsizlik.
Biraz foto ile gider Heidi.
Benim içtiğim bardaktan su içmeye bayılan Sıdıka,
Her bulduğu yerde uyuyan Sonya,
Kahvaltı yapıp Yeditepe İstanbul'u izlemeye çalışırken bilgisayarı ve masayı işgal eden kızlar,
Uyku ve Aşk'ın en güzel hali,
Mahir ve kızlar,
ah bu yavru çok güzel heidim:) Kumkurdu'nu sevmene sevindim. Mahir için de kitap tavsiyeleri gelecek. hele biraz ele gelsin de:D
YanıtlaSilöperim ikinizi de çokça
Heidicim...bir sürü şeyi aynı anda hissettiğim bir yazı oldu bu... Mahir'e bayıldım, kızlarla aynı karede görmeye bayıldım, babasıyla da öyle...kızların hallerine ne diyeyim ya, hepsi aynı işte...
YanıtlaSilAlerjik astımına üzüldüm ama kedilerin evden gitme meselesine gelince nerdeyse çığlık attım...olacak şey değil...çok öpüp koklayınca ben de hapiırıp tıksırmaya başlıyorum, beni o halde görünce Yaman geriliyor ve "yapma bunu ve bu kadar sevdiğimiz hayvanları bu evden göndermek zorunda bırakmaz bizi" diyor..yani bizim şimdilik çözümümüz benim onları uzaktan sevmem..böyle seninki gibi kelli felli astımım çıkarsa nolur düşünemiyorum ama kabusumuz olur biliyorum...bunca şey yazıp moralini de bozmak istemiyorum, umarım bir şekilde aynı evde devam etmenin bir yolu bulunur , aksini düşünemiyorum...
Mahir..çok tatlı..çok boncuk...tam bir lokum...bakıp bakıp duruyorum, nazar değmesin tontiğe...
öpüyorum...
Meloşum tavsiyelerini bekliyorum.
YanıtlaSilPerencim,
Kızların gitme ihtimalini düşünmek bile istemiyorum. Alternatifler arama derdindeyim. Bakalım ne olacak.
Öpüyorum seni sevgiler.