Yol kenarlarında yediğimiz böğürtlenler,

sonsuza dek uzanıyormuş gibi duran papatyalar,

dağlara çöken sis,

kuş ve böcek sesleri,

gece ateş eşliğinde oturmalar,

yolda bir çiçek görünce hemen arabadan inip aynı çiçeği börtü böceği defalarca fotoğraflayan bir koca,

ağaçlara tırmanmak isteyen yılanlar,

otobüs beklenesi duraklar,

burada yaşıyor olsaydık dediğimiz evler,

ayakkabılarda yetişen çiçekler,

hiç durmasın denilen saatler,

davetkar bir deniz ve kumsal,


yol kenarlarında okunan kitaplar,

her gördüğümüz mağara levhasının sonuna kadar gitmeler.

Ama en çok Valla Kanyon’u aldı aklımı. Dünyanın 4.büyük kanyonu imiş. Bilmiyordum bile böyle bir yer olduğunu. Tek kelime ile muhteşemdi.

Bir yaz daha bitiyor pek çok tat yarım yamalak damağımızda.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder