7 Mayıs, benim için önemli bir gündür. Bana güzellikler getirmiş bir gündür. Severim sayarım kendisini.
7 Mayıs 1977
İstanbul
Ben henüz dünyaya teşrif etmemişken, babam-annem nişanlıyken, babam 1 Mayıs 77 gibi kapkaranlık bir güne tanıklığının etkisini hala üzerinde taşırken, annem babamdan habersiz kalmanın korkusunu yeni atlatmış, dikiş makinesinin başında hayallere dalmışken,
Ankara
Benim sevmediğim soğuk, kasvetli şehirde güzel gözlü bir bebek geliyor dünyaya. Her bebek kadar masum ve güzel. Çıktığı yolculukta başına geleceklerden habersiz mışıl mışıl uyuyor.31 sene sonra deli bir kadına gönlünü kaptıracağını bilsen bu kadar rahat uyur musun şapşal bebek.
7 Mayıs 2008
Haydarpaşa garındayım. Bir bankta oturuyorum. Yanıma yaşlı bir teyze yaklaşıyor sohbet etmeyi sevenlerden.-sevmeyeni var mı- Birazdan Kayseri’ye gideceklermiş. Kışlarını İstanbul’da oğullarının yanında geçiriyorlarmış, ama onun aklı hep köydeymiş. Buradayken sıkılıyormuş. Bir an önce bahar gelse de köye dönsek diye bekleyip duruyormuş. Teyze ile vedalaşıyoruz. O kalkıp trene giderken Ankara treninin gara girdiği anonsu duyuluyor.
Bir çift göz görüyorum o kalabalığın içinde. Daha önce hiç görmediğimden emin olduğum bir çift göz, ama sanki hep tanıdığım birinin gözleri gibi yakın bir çift göz. Tuhaf bir his. Birden içimi bir korku kaplıyor. O gözleri bir daha göremezsem korkusu. Çocuksu şapşal bir hal içindeyim. Tanımadığım bilmediğim birinin gözlerini bir daha göremeyeceğim için korkuyorum. Kendi halime gülerken gözlerin sahibi ile konuşmaya başlıyoruz. Hiç bitmeyecek bir şarkı gibi, hiç anlatılmamış bir masal gibi. Zaman duruyor Haydarpaşa garında. Bilmediğim bir zamanın kapısı aralanıyor. Yürümediğim bir yol. Yürümeyi yeni öğrenen bir çocuk gibi tedirgin ve korkağım. Ama içimdeki yürüme arzusu her şeyi bastırıyor. Onca sene hakkında çokça şey okunmuş, uğruna yapılan fedakarlıklara dudak bükülmüş, arkadaş toplantılarında konu dönüp dolaşıp ona gelmiş ama hakkındaki konuşmalar hiçbir yere varmamış, varlığından şüphe edilmiş, keskin bir duygu kaplıyor içimi; AŞK.
7 Mayıs 2009
Henüz tanışmamışız. Ben o sıra kendi koşturmacam içinde kaybolurken şehrin diğer yakasında genç bir kadın o gün tatlı bir telaş içinde. İsmi Çağdaş. Güzel bir kadın. 6 aylık hamile. Çok sevdiği güzel bir kedisi var. O da hamile. O gün 5 tane bebeği oluyor. 2’si kız 3’ü erkek. Hepsi birbirinin fotokopisi gibi. Ben henüz bilmiyorum onları. 2 ay sonra kesişiyor yollarımız. Tanışıyoruz Çağdaş’ın o dinlendiren dinginliği ile. Sonra kedileri ile. Hepsi birbirinden güzel. Ama bizim elimiz Sıdıka’ya gidiyor. O zaman bir ismi yok Sıdıka’nın. Küçük yavru kedi. Eve getirdiğimizde hep tedirgin duran yabani bir kız. Kendini sevdirmek isterse sana yaklaşan, ismiyle seslendiğinde nerede olursa olsun gelen, gözleriyle sana her şeyi anlatan, inatçı, huysuz, ama bana pek çok şey öğreten güzel kızım.
7 Mayıs 2010
Hava henüz aydınlanmamış. Uyuyorum ama yüzümde dolaşan ıslak bir burun uyandırıyor beni. Gözlerimi açtığımda göz göze geliyoruz. Seviniyor beni uyandırdığı için. Mırlamaya başlıyor. Öpüyorum mıncıklıyorum yeniden uykuya dalıyoruz.
Uyanıyorum gün aydınlanmış. Sağ yanımda mırlama sesleri. Sol yanımda sevdiğim.
Geçen 2 yılı düşünüyorum. Onlardan öğrendiklerimi, bana kattıklarını. Sorumluluk almaktan delicesine korkan ben’in çıktığı yolculuğu. O yolculuk devam ediyor. Korkular hep var. Ama her şey daha anlamlı. Öncekinden daha güzel. Aşk girdiği her kalbi, sevgi dokunduğu her şeyi güzelleştiriyor.
Bugün ofiste masa başında işlerin arasında kaybolmaktansa kaçıversem buradan. Kuzuyu da kaçırsam bu güzel günün tadını çıkarsak ya. Şansımı denemeye gidiyorum.
yüzümde gülümsemem kaldı bak, yaşamaktan hoşnut bir hal gelir yapışır ya insanın üzerine bazen, sebebini kimi zaman bilemezsin, bu seferkinin sebebini biliyorum, sayende!
YanıtlaSilKuzu'ya iyi ki doğdun diyelim buradan. Tabi Sıdıka'ya da.
mayıs bambaşkadır zaten..
YanıtlaSilhaliniz, mutlulugunuz, huzurunuz daim olsun.
Off çok tatlı, çok dingin bir yazı olmuş bu...ıpılık, güzel bir esinti geldi, yaladı yüzümü okuyunca...
YanıtlaSilSanki kuzunla senelerdir birlikteymişsiniz gibi duruyor uzaktan bakılınca, biliyor musun...sadece 2 senedir birlikte olduğunuza inanmak güç..2 sene 22 sene olsun, sonra bunu ikiye katlayın:)
İyi hafta sonları Heidi'cim...