Sonya kuzusu 8. kattan uçuş gerçekleştirmiş. Temizlikçi hanımın 1-2 saniyelik dikkatsizliği ile açık kalan balkon kapısından fırlayıp kuş avına çıkmış şapsalım benim. Çok korkuttu hepimizi. Ama hiçbir şeyi yok çok şükür. Aynı binada bir gün önce 3.kattan düşen kediciğin 2 tane kırığı varmış. Bizimki sadece kudurmalarına biraz ara vermiş oldu.
İnsan hastaneye gidince ne kadar çok hasta insan olduğunu anlıyor. Günlük yaşantımız akıp giderken saçma sapan şeylerin derdine düşerken hastaneye bir gidiyorsun. Hayatın anlamını sorguluyorsun. Hastane kapısından çıktığın anda unutuyorsun ama o içeride olduğun an var ya..Sağlık ne güzel şey biliyor musun.
Yaralarımın ne olduğuna bir türlü karar veremeyen 4 doktorun istifa etmesini bekliyorum. Ama etmeyip beni 5. bir doktora şutlayacaklar gibi geliyor. Kanımdaki alerji değerlerinin yüksek çıkmasından sonra biraz daha kafası karışan doktorlar şimdi patch testi istediler. Sedef mi egzama mı her ikisi de mi.Neye alerjisi var. Acaba nedir nedir...
Mahir'de mikrobik bir şeyler olduğuna karar veren doktorumuz-kararlı doktorlar da var yani- Mahir'in sünnet edilmesini önerdi. O saçma sapan sünnet kıyafetlerine, törenlerine gıcık olan bir anne için düşünüyordum zaten ama böyle hastalıkla gelmesi iyi olmadı.
Başka kararlı doktorlar amcamın cilt kanseri olduğuna karar verdiler. Kanser bizde bir aile geleneğidir zaten. Şimdi ben kişisinin aklına soru işaretleri takılmıyor değil. Çarşamba günü gittiğim doktor siz de güneşe karşı aşırı bir duyarlılık var dedi. Ki öyle zaten. Amcamın tanısı ile ilgili google dan okudukça hep karşıma güneş hassasiyet filan çıkıyor. Yap bozun parçalarını dağıtıyorum. Birleştirmeyi sevmiyorum.
Bu akşam her şeyi arkamızda bırakıp 2 günlüğüne kaçıyoruz İstanbul'dan. Kafamızdakileri dinlemeyip kuş, börtü böcek, dere sesi, birde bu şarkıyı dinleyeceğiz...Birde sıklıkla şu fotoğrafta görünen yaramaza bakıp bakıp sen dünyanın en güzel şeyi misin diye soracağız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder