Oysaki ne kadar güzel başlamıştım güne. Ben zaten hep sabahları neşeli olurum. Akşama doğru biter tüm enerjim. Otoparktan çıktım fonda Duman ‘en güzel günüm gecem’ diyordu ki tam caddenin başında öküzün birinin önü boşken pat diye durması ile zaten yavaş giden ben pıt diye arabasına dokundum. Allah’ım bu insanlar niye benim karşıma çıkıyor. Dışarıdan bakılınca insan görünümlü tam bir paranoya anıtı. Arabasında tek bir çizik bile yok. Yok, tutturdu ille de rapor tutacağız. Taksi ve minibüs durağındaki şoför amcalar ikna etmeye çalışıyor tamponun bir şeysi çıkmış sadece. Abi 20 milyona yaptırırsın ne raporu adama gülerler diyor. Yok bizim paranoya ille de rapor diyor. Bir taraftan arabanın fotoğrafını çekiyor. Kahkaha atmamak için zor tuttum kendimi. Hangi ara eline aldı fotoğraf makinesini. Benimde tesadüf makine arabadaydı. Keşke çıkarsaydım ne eğlence olurdu valla. Neyse o ana kadar tüm kibarlığımı -nasıl olduysa- koruyan ben olaya müdahale ederekten-harbi ne kadar sessizdim öyle-. Tamirciye gitmeye ikna ettim herifi. Herif diyorum kendisine öfkem hala geçmedi. Sabahın 8.15 inde 10 tane kaportacı tamirci gezdik. Tabii hepsi kapalı. Yaa diyorum aha evim aha telefonum. Yaptır, ver banka hesabını neyse tutarı yatırayım olmaz diyor. Nasıl güvenecekmiş. 20 milyonluk iş için ne güveni arıyorsa gerzek. Sanki milyon dolarlık işe imza atıyoruz. Kartımı verdim telefonumu verdim kesmedi herifi. Ben tabii saftirik aklıma gelmiyor. Para bekliyormuş hasbam. Herkesi kendi gibi sanan ben bunu akıl edemedim. Sonra çıkardı ağzındaki baklayı. Şimdi sizden para almam doğru olmaz ama ne kadar tutacağını bilemiyorum. Hay dedim içimden küfürleri sıraladım. Verdim 50 kağıt üstünü alırsınız dedi. Çok merak ediyorum o paranın üstü bana dönecek mi? 20 milyonun hesabını yapan herif 30 milyonu geri ödeyecek mi? O da bana kartını verdi somun metal bilmem ne de satış sorumlusuymuş. Yesinler seni ve somunlarını metal kafa dedim içimden bastım gaza. Tabii zıpladı sinirlerim. Alt üst olan güven duygularım. İnsanların insanlara sürekli temkinli yaklaşımları. Gerçekten güvenmiyor mu kimse bir diğerine. Ben niye yediğim bunca kazığa rağmen hala bu kadar kolay güvenebiliyorum insanlara. Sorun kimde.
*Yazının başlığı bugün dilime dolanan Murat Yılmazyıldırım şarkısından.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder