26 Mayıs 2009 Salı

Yolum seninle



Bekleyişler talihsizlikler derken kuzu nihayet Nikon F4’üne kavuştu. Yanında bonus olarakta 80-200 objektifine. Doğum gününde alamadığım F4 gecikmeli de olsa kuzu için sürpriz oldu. İyi mi oldu kötü mü bilmiyorum. Çünkü kuzu kafayı makine ile bozdu. Gecenin bir yarısı uyurken evin içindeki deklanşör seslerine uyanıyorum. Bir bakıyorum kuzu evde ne kadar nesne obje varsa hepsini çekiyor. Tabii deneme çekimlerini filmli makinesi ile yapmayıp kurban olarak benim D70 imi kullanıyor. Ehh benden daha azimli olduğu kesin. Birkaç aya kalmaz şahane fotoğraflar çekeceği de kesin. Bu adam ne yaparsa zaten güzel yapıyor. Neye dokunursa güzelleştiriyor. Ehehe pek romantik oldum ama öyle yaa. Her sabah uyandığımda ona yeniden aşık olmak tazelenmek ne güzel. Bin çeşit huysuzluğuma karşı gösterdiği hoşgörü. Tüm mız mızlanmalarıma karşılık beni sakinleştirmesi. Neyse, neymiş bu yazının ana fikri; Moğollar dinlemek bünyeye iyi gelmiyor.

Beni çağıran uçurum oldu sevdan...
Kaçmam...
Yok, saklanmam başından, sonundan korur bizi zaman...
Kim söylemiş son diye, olmaz diye, kanar diye... anlatma... anlamam...
Aşk varken; sözlerinde,düşlerinde,yeniden doğmak gibi nefesinle,çoğalıp sevginle...isteme...durdurmam...
büyüt beni; gözlerinde, ellerinde, yeniden ses oldun sözlerime, gücün saklı içimde... vursunlar... ağlamam...
ister bahar,ister ayaz...yolum seninle...dursun dünya,karşı dursun düşsün peşime.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder