Bugün kardeşten gelen mail.
05/04/1994
16.yıl anısına!
Kardeşim pek bir sever Kurt Cobain’i. İlk gençlik yıllarımızda ikimizin paylaştığı odamızın duvarlarını onun posterleri süslerdi. Ben o zamanlar Cesare Pavese okuyup onun son gecesini geçirdiği otel odasını gidip görme hayalleri kurardım. Kardeş ise Seattle’a gitme hayalleri. Küçük odamızı aşan hayallerimiz vardı. İkimiz de bir yere gidemedik. Ama hayal kurmaya devam ettik. Açıkçası ben artık merak etmiyorum. Pavese’nin kaldığı odayı.
Bugün bir arkadaşımla bir fotoğraftan yola çıkıp nostalji yolculuğu yaptık. Saçma sapan şeyleri hatırlamak için hafızamızı zorladık. Hangimize kimler yalan söylemişti, en çok kim kırılmıştı, kim kimi aldatmıştı. İnsan kırılıp incindikçe bir daha ki sefere kırılmamak için daha sert biri mi oluyor. Bir keresinde çok kırılmıştım.-keşke sadece bir keresinde olsa- Gözümün içine bakılarak yalanlar söylenmişti hepsine safça inandığım ve gerçeği öğrendiğimde fena halde yıkıldığım. Ondan sonra daha kötü biri olmuşum ben. Yani işte kötü değil de daha katı, daha korunaklı. Korunaklı filan olduğum yok esasen. Arkadaşın yorumuydu o. Hala ota boka çok kolay kırılıyorum. Kırılmamak için kötü biri mi olmak gerekiyor. Onu da bilmiyorum. İnsanlar bazen içimizdeki iyi insan olma duygusunu öldürüyorlar. Her şeye rağmen iyi ve temiz kalabilenlere selam olsun. Bu da böyle karamsar ergen triplerinde bir yazı olsun blog.
Beni de kırdılar içimden kırdılar
Karanlık camlardan sular akıyordu
Şimşekli bir boşlukta saat vurdu
Beni de kırdılar belki yalnızdılar
Belki onların da çocukluğu yoktu
Bütün şarkılara kapalıydılar
Bir genç kız değmemişti saçlarına
Beni de kırdılar ben artık küsüm
Yağmurları yağmıyor ağaçlarıma
Sularından içmiyorum susadım ama
Beni de kırdılar soğuk bir ölüm
Çevik bir bıçak gibi çakıldı aklıma
Oysa bir şarkıyım yeniden doğan günüm
Bütün şarkılara kapalıydılar
Atilla İlhan/ Ben Artık Küsüm
Fotoğraf buradan

Ben de zaman zaman çok düşünürüm bu soruyu: kırılmamak için kötü biri mi olmak gerekiyor. Belki de sadece her ihtimali görebilmek ve kabullenebilmek gerekiyordur. Peki bu mümkün mü?
YanıtlaSil"Tevekkül" Heidi, "tevekkül"...; çok sevdiğim bir kelime..tevekkül sahibi olmak gerekiyor sanırım; Aydan Atlayan Kedi'nin "sadece her ihtimali görebilmek ve kabullenebilmek " diye anlattığı şeye ben tevekkül dedim...hep, olan, biten,yakan, yıkılan herşeye karşın "tevekkül" sahibi olmak istedim...olabildim mi; hayır..ya da azıcık... o da sakin ,sessiz, acısız devam edebilmek için yetmiyor...
YanıtlaSilSoru çok cevap yok. Kabullenmek...teslimiyet... tevekkül. Deniyorum mütemadiyen. Düşe kalka...
YanıtlaSil