Kuşlar ölürlerse yere düşerler*
Bir türlü gelmek bilmeyen bahara küsüp baharın olduğu şehirlere gitmek istiyorum. Bir film karesi gibi, arabaya atlayıp arkamda bir toz bulutu, herkesi ve her şeyi geride bırakıp gitmek istiyorum.
Gündelik koşusturmacadan, dedikodulardan, küçük hesaplardan sıyrılıp gitmek istiyorum. Bunların olmadığı bir yer yok hatırlatmana gerek yok. Ama küçük bir kaçamak benimki öyle kabul et. İçimde bitmek bilmeyen bir gitme isteği.
Kitap okumuyorum bir haftadır. Bir arkadaşımın ısrarla verdiği her seferinde okudun mu diye sorduğu bir kitaba zoraki başladım. Mahalle baskısı altında kitap okuyamıyorum. O kitabı okuyamadığım için yeni bir kitaba da başlayamıyorum. Etrafımdaki insanlar neden biraz olsun beni tanımak için çaba sarf etmiyorlar. Neden bu kadar ısrarcılar kendi beğenilerinin benim beğenim olması konusunda.
Hayko Cepkin konserine gitmek istiyorum. Yazı mı beklemeliyim. Belki Harbiye belki Rumeli de denk gelir mi? Bir festival kapsamında İnönü Stadyumunda konser verecekmiş. İnönü’de festival yapmak hangi kısır düşüncelinin fikri. Acı gerçek şu ki Hayko o el kadar barımsı yerlerde konser verdiği sürece gidemeyeceğim.
Sıdıka’yı ergenlik hallerime benzetiyorum. Bu kadar depresif ve inatçı başka bir canlı var mı yeryüzünde. Annem; Sonya’dan ev kedisi olmaz diye bir yorum yaptı.. Mutfakta çöpü karıştırırken, banyoda klozete kafasını sokmaya çalışırken yakalamış Sonya’yı. Ehh Sıdıka’nın önüne giden yemeğe bile burun kıvıran, eve gelen herkese tıslayan, çocukları sevmeyen,2 gün bir yerde kalsa bir hafta trip atan bir asilzade olduğunu düşünürsek Sonya normal bir kedi kabul edilebilir.
Tek şarkısını bildiğim onun da ne dediğini anlamadığım ama severek dinlediğim bu adamın konserine gitmek istiyorum.
Arkadaşlıkları, dostlukları, vefayı sorguladığım şu günlerde dönüp dönüp Ezginin Günlüğü Eski Arkadaş’ı dinliyorum. Büyüdükçe insanları tanıma konusunda ne kadar acemi olduğumu her seferinde şaşırarak öğreniyorum.
İnsanların neden yerleşik yaşamı seçtiklerini, çoluk-çocuk sahibi olduklarını anlamak istiyorum. İnsan bunu kendine neden yapar sorup duruyorum cevap alamıyorum.
Fotoğraflar Halfeti’den. 2008 Baharından kalma.
*Onur Ünlü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder