6 Nisan 2011 Çarşamba

Ceplerimde Birikenler

Türkiye'de blogspota giremeyen bir ev bizimki kaldı herhalde. Evde birde bilgisayarcı var sözüm ona.Blogspot geliyor modem bozuluyor modem geliyor blogspot gidiyor. En sonunda hepten internete veda ettik. Yarın yeni bir modem deneyeceğiz bakalım. 

Mart'ın gidişini kendi çapımda şenliklerle kutladım. Çünkü Şubat'tan sonra en sevmediğim ay Mart'tır. Ama Nisan'ı severim. Nisan umutur,ışıktır,candır...Mart neler getirip götürmüş bir hatırlatayım kendime;

Mart ayının buluşması,


Peren ve Esra'nın bize gelmesiydi. Fonda Mahir eşliğinde yaptığımız keyifli sohbetti...

Mart ayının en sıkıcı haberi,


Geçen sene hamileyken binbir azimle her hafta sonu 10 saat gittiğim, işyerinde bir işime yarar diye düşünerek şuursuz bir anımda kaydolduğum, doğum sebebiyle son 2,5 ayını dondurduğum kursdan,Heidi Hanım 19 Mart'ta yeniden eğitime başlamanız gerekli diye aramalarıydı.

Mart aynın en şahane haberi,


Ben kursa nasıl başlayacağım diye isyanlarda iken Peren'in eşinin o kursla ilgili bir birimde çalıştığı ve kaydımı erteletme konusunda yardım edebileceğini öğrenmem. Gitmeyen mesajlar,açılmayan telefonlar gibi bir sürü komik olaylar silsilesi girse de araya kaydımın 1 yıl daha erteletildiği haberinin gelmesiydi. Yaman'ın-Peren'in eşi- heykelini dikmek istiyorum. Süper bir gelişme oldu benim için. Hafta sonu oğlumla daha çok vakit geçireceğiz, baharın tadını çıkarağız,uçurtma şenliklerini kaçırmayacağız. -Çello'ya duyurulur-

Mart ayının kaçamağı,


Festival bileti almak için girdiği uzun kuyrukta pestili çıkmış Depresan'la İstiklal'de buluşup birkaç saat de olsa sohbet edebilmek... 
 
Mart ayının hastalıkları,

Annemin ameliyat sonrası gayet karışık gelen patoloji sonucu. Binbir çeşit test, tahlil vs. Yapılan tüm tetkikler sorunsuz olsa da en önemli testimiz beklemede. Sebep; Sağlık Bakanlığı test çok pahalı diye almıyormuş. Türkiye'ye Nisan ayı sonunda gelebilirmiş...

Mahir'in 2.astım atağı.. Ve bu atakla Mahir'in alerjik astım olduğunun kesinleşmesi. Kızların eve gelme yolunun kapanması...

15 yıldır çebelleştiğim egzama mı sedef mi diye bir türlü karar verilemeyen yaralarıma akıllı bir doktorun yaa niye biyopsi yapmıyoruz ki demesi ve  hayatımın ilk biyopsi tecrübesini yaşamam. Sonuç mu; Sedef...

Mart ayının en çok özlenenleri,

Tabii ki kızlarım... Her aklıma geldiklerinde gözlerimin dolması. Fırsat buldukça yanlarına gidiyorum. Sonya'nın umurunda olmasam da Sıdıka'nın daha ben kapıdan girmeden sesimi duyar duymaz koşarak gelmesi öldürüyor beni... Gittikleri yerde mutlular. 1,5 yaşında tatlı bir canavarla oyunlar oynuyorlar. Hele Sonya tam bir maymun olmuş. Yeni arkadaşının yanına oturup çizgi film izliyor. Gittikleri evde temelli durma durumları henüz netliğe kavuşmadı. Arkadaş çok memnun hayatından ama yurtdışına yerleşme durumları var. O zaman ne olur bilmiyorum. Yardımcı olabileceklerini söyleyen, desteklerini her daim hissettiğim güzel insanlar var. ( Peren ve Nora)



Bizim evde televizyon olmadığından kızlara TV olayı çok renkli gelmiş. Sıdıka ekranın önünden kalkmıyormuş. 


Mart ayının rutini,

Mahir'le her sabah oynaşmalarımız, yatak keyfimiz, pencerede beslediğimiz kuşların her sabah aynı saatte gelmeleri, bizim sokakta beslediğimiz kedilerin, biz otoparktan çıkarken hemen yanımıza gelmeleri. Annemlerin sokakta beslediğimiz kedilerin ben daha arabadan inmeden arabayı park edeceğim yerde sıraya dizilip şapşal bir şekilde beklemeleri.Şu sıra sıklıkla evden atılmış kediler görüyorum/okuyorum. İnsanlar neyi yitirdiler...Nasıl böyle bir şey yapabiliyorlar...

Mart ayının kitabı;

Murat Menteş övgülerine dayanamayıp okuduğum; Kutsal Aile.

Mart ayının dizisi;

Son 3 bölümdür rotayı şaşırsa da hala Behzat Ç.

Mart ayının en keyifli kahvatıları;

Rüzgara aldırış etmeden yaptığımız Emirgan kaçamakları. 




Mart ayının en hızlı büyüyeni,


Her geçen gün yeni bir yönünü keşfettiğim yakışıklı oğlum.




7 yorum:

  1. hemen bi organizasyon yapmamız lazım yahu, özledim!

    YanıtlaSil
  2. Heidi'im bir sürü selam çakmışsın bana, hoh ho....artık hayatında daha çok olduğum için iyi hissettim, kendimce böbürlendim:)Ne diyeyim, sağolsun blogspot!
    Allahaşkına nasıl bir tetkikdir anneninki, senin bana ne iğnesidir yahu demen gibi!
    Alerjik astım,sedef..yani evet şükür ki çözümleri olan hastalıklar ama keşke onlar da olmasa...
    Fotoğraflar öyle bahar kokuyor ki..Mahir'i özledim bre, velet sanki hep hayatımdaymış gibi oldu gördükten sonra:)
    Sonya yla Sıdıka'ya ne diyeyim, can onlar can..hep iyi olsunlar...biliyorsun ki bir terslik olursa birlikte arayacağız yeni yuvayı...
    Sıkıca sarılıyorum...

    YanıtlaSil
  3. Kıskandım biraz...

    Diğer yandan ne güzel dolu bir mart ayı geçmiş. Mahir ne güzel büyümüş. Ne güzel fotoğraflar hepsi.

    YanıtlaSil
  4. tataataaaam çok seviiindiiiim. burada insanoğlu ne kadar da bencil özeleştirisi de yapıyorum, bakar mısın bir sürü haber vermişsin, ben gidip hemen işime gelen kısmı alıp kendimce seviniyorum. Mayıs ayında dört gözle bekliyoruz öyleyse. yaşasın. :P

    kızlara çok üzülmüştüm ama bilirsin kedilerin bağımlılıkları birinci sırada evleredir, senin kızlar da gayet iyiler çok belli hallerinden, yanında dağ gibi dostların var baksana, senin kızların sırtı yere gelmez hiç merak etme.

    nisan ne kadar güzel değil mi heidi? böyle dört başı mahmur, alıp başını gidilesi bir ay. çok baştan çıkarıcı. mahir'in astım sorunu dilerim kızların gidişiyle biraz daha toparlar.

    sevgiler size.

    YanıtlaSil
  5. Meloşum,

    Organizasyon yapamasak bile Eminönü hengamesinde karşılaşmak ne güzel...Havalar azcık düzelsin hemen gidek kırlara bayırlara...

    Perenim,

    Bloğun kesinlikle böyle kutsal bir işlevi var. Bir şekilde uzak ama benzer hayatları yakın kılıyor... Bülent Ortaçgil in Eylül Akşam ı şarkısını hatırlatıyor.

    Ruhdağı,

    Dönüldü mü gezmelerden...Nasıldı Ege ile yolculuk meraktayım...

    Çellom,

    Başımı alıp fena gidesim var. Şu yağmurlar bir duruverse... Geçen sene çok istedim gelemedim bu sene için umutluyum. Bahar gelecek mi şüpheliyim ama uçurtma uçurma planları yapmaktan alıkoymuyor bu yağmurlar beni..

    YanıtlaSil
  6. Böyle "ortaya karışık" postaları okumayı çok seviyorum ben :)

    Sağlık-sıhhat durumları bir an önce iyiye gider umarım tüm aileniz için.. Anneniz, oğlunuz.. Onlar hakkında ve sizin hakkınızda hep güzel haberler okumak isterim...

    Heyecanla okurken havadisleri, kendi adımı görünce şaşırdım :D Çok teşekkür ederim, ne güzel sürpriz oldu :)

    Kızlarınızın da keyfinin yerinde olduğunu görmek ayrıca sevindirdi tabii... Umarım hiç ihtiyaç kalmaz ama yine söylüyorum, elimden gelen bir şey olursa bir mail atmanız yeter...

    Behzat Ç. konusunda da size katılıyorum, sanki ilk bölümler daha bir güzeldi, komikti, heyecanlıydı... Son bir kaç bölümdür ben de biraz hayal kırıklığına uğradım... :/

    YanıtlaSil
  7. Noracım,

    Ne hastalıklı bir aileyiz diye düşündüm bir an yorumunu okurken...

    Kızlar ile ilgili desteğin için çok çok sağol...

    Behzat Ç. ile ilgili son şansımı 30.bölüme saklıyorum bakalım. Hayal kırıklıklarımızı süpürsün diye..

    Sevgiler sana ve güzel kedilerine.

    YanıtlaSil