Bu gece rüyamda Kütahya'ya deprem nedeniyle yardım götüren bir grubun içindeyim. Çadırkent olmuş köye vardığımızda kamyondan kolileri indiriyoruz. Tüm koliler oyuncakla dolu. İlkten çok saçma gelse de içimden diyorum ki herkes gıda yardımı yapıyordur zaten biz çocukları düşünmüşüz ne güzel..Sonra oradaki teyzeler ısrar ediyor bize. İstanbul'dan geldiniz açsınızdır yemek yiyin diye.Ortada kocaman bir kazan kaynıyor. Birde biz yük olmayalım diye ısrar etsek de teyzelerin ısrarı daha baskın çıkınca oturuyoruz yemeğe. Servis yapılıyor. Bizim gruptan bir arkadaş-daha önce hiç görmediğim bir adam- neden bu yemekler etsiz diye şikayetleniyor. Servisi yapan teyze şaşkın gözlerle bakarken o öfkesinin ve sesinin dozunu artırarak yaa ben etsiz yemek yiyemem bu yemekler ne böyle diyor...Ben utançtan ve öfkeden kıpkırmızı iken hoppp başka bir rüyaya zıplıyorum. Kapı çalıyor açıyorum. Karşımda Meloş. Dünya turuna çıkacağım ve paraya ihtiyacım var bana borç verir misin diyor. Ben de çantamı alıp çek defterimi çıkarıyorum-absürtlükte son nokta- ilk iki çeke mırın kırın eden Meloş 3.çekten sonra ehh bu yeter galiba hadi ben gidiyorum eyvallah diyor.
Akşam yatmadan Meloş'u içimden geçirdim bir mail atayım sesi soluğu çıkmıyor diye. Hadi bunu ona yorayım da o çek defteri ve etsiz yemek yemeyen arkadaş neydi öyle ya...
Ah be Amy erken gidenler kervanına sen de mi katıldın. O güzel gözlerin ve Back to Black ile hep aklımda olacaksın..Gittiğin yerler buradan daha karanlık değildir ve sen umarım iyisindir oralarda...

dün gece rüyamda seni gördüm ben de. bilgisayarı açınca bir bakayım bloguna diyip bu postu gördüm, pek eğlendim. özledim mi ne?
YanıtlaSilbu arada yavrı negzel oluyo öyle, şu tatilden bi döneyim hemen bi organizasyon ayarlayalım
Nerelerimiz açıkta kalıyor nedir bu rüya trafiği...
YanıtlaSilYavru şu an tam yemelik. Bize organizasyon de yeter ki. Havada karada geliriz.