Önceleri kafamda yazmaz bloğa yazardım son günlerde kelimeler sürekli uçuşuyor kafamda ama yazmak gelmiyor içimden. Aslında yine yazmayacağım. Sadece kendimce bir şeyler karalayıp kaçacağım. Unutmamak için.
Günler çok hızlı geçerken karla birlikte her şeyi ağır çekim moduna aldım. Kartopu oynadım. Kızlar karı izlediler. Sürekli mırlayıp uyudular. Ufaklık hasta. Sıdıka'nın fazla sorunsuz haline alıştığım için panik oluyorum bazen. Hep hasta mı olur diye. Kusuyor ishali geçmiyor. Bakalım bugün ilaç verildi iğne yapıldı. Geçer elbet.
Kitap okuma düzenimi sekteye uğrattım. Öyle bir düzenim var mıydı? Bu h.sonu Duvar’ı konuşacağız hala okunmamış 2 öyküm var. Yıllar öncesinde Depresan’dan alıp aylarca gasp ettiğim sonra okumadan geri verdiğim Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı okudum. Nerden estiyse aklıma.
Vasconcelos’un Japon Sarayı ve Hayatın O Güzel Şarkısı’nı okudum.
Muz Sesler’ini sipariş ettim.
Ejder Kapanı’nı izledim. Filmi çok beğenmedim ama filmin bir sahnesinde fonda çalan Ahmed Aslan’ı duyunca heyecanlandım.
Bol bol Jehan Barbur dinledim.
Böyle geçti günler.
Perencim mimlemiş beni. Hakkımda 7 ilginç şey. Esasen düşününce hiçte ilginç bir halt yok kendimle ilgili ama ilginç olmasa da hakkımda 7 şey diyeyim ben;
1.Herhangi bir şeye bağlanmaktan ölesiye korkarım. Çok basit bir şey olsa dahi bağımlılık yapabilecek her şeyden ödüm kopar. Belki de bu yüzden hiç anne sütü emmemişim, emzik kullanmayı reddetmişim, dizi izleyemem, sigaraya sağlıktan ziyade bağımlık korkusu yüzünden mesafeliyim. Sevgi başlı başına bir bağımlılık değil mi? İşe geldiğim anda kızları özlüyor oluşum korkutuyor beni. Hayatımız biraz da bağımlılıklardan ibaret değil mi.
4.Yanmaktan çok korkarım. Başıma gelebilecek herhangi bir fiziksel acı beni hiç korkutmaz. Ama bir yerim yanacak diye ödüm kopar. Bir de narkozdan çok korkarım. Bana bir şey yapacaklarsa canım çok yansa da kendimdeyken yapmalarını tercih ederim. Kendimde olmadığım bir an düşüncesi bile korkutur beni. Hayatımda ilk kez bu yaz narkozla tanıştım. Ve o kadar bilinçli kendime geldim ki. Nasıl şartladıysam kendimi.
5.Bebek sevmem. Bir çocuk 2 yaşına gelinceye kadar onunla iletişimimin asgari olmasını isterim. Yeni doğmuş bebekleri bu kadar çok seven insanlara sürekli şaşırırım. Anne olma fikrini de sevmem ki bu konuya hiç girmeyeceğim.
6. Her şeyden çok ama çok çabuk sıkılırım. Sanırım istikrarsızım. Bu yüzden hiçbir şeyde uzmanlaşmışlığım yoktur. Bu duruma sürekli hayıflanırım.
7. Yemek seçmem, çoğunluğun burun kıvırdığı kokoreç, tantuni,işkembe,paça ve bunlar gibi ‘iğrenç’ şeylere bayılırım.İncir ve dut yiyemem.
Ayy ben bile sıkıldım kendimden. Ekstra hiçbir şeyim yokmuş bak hayıflanarak bunu öğrendim. Depresan, Kedi ve Meloş' u mimliyorum.
Fotoğraf kardeşin objektifinden. Baharı özledim galiba şimdiden.




