19 OCAK'TA HRANT İÇİN ADALET İÇİN
Hrant Dink katledileli üç yıl oldu ve onu öldürtenler hâlâ elini kolunu sallayarak dolaşıyor.
Ayak işlerini gördürdükleri üç-beş adamı mahkemenin önüne attılar. Görevlilerinin doğru dürüst soruşturulmasını önlemek için devlet valisiyle, komutanıyla, siyasetçisiyle, yargıcı ve savcısıyla seferber oldu. Attıkları manşetlerle cinayete zemin hazırlayanlar, pişman olacakları yerde pişkin pişkin görevlerini sürdürdü. Cinayete yol açan veya göz yumanlar, katilleri yetiştiren, onlara resmî görevler verenler, katili bayrağın önüne koyup kahramanlık görüntüleri çeken ve dağıtanlar... Hepsi korundu, kollandı ve hepsi hâlâ devlet görevlisi.
Hrant için adaleti çok gören devlet onlara yeni rütbeler, terfiler bile verebilir.
Bütün bunlara bakarak soralım:
Hrant'ın katili kimdir?
Ve cevap verelim:
Hrant'ı kollektif bir "resmî" irade öldürdü.
Bu iradenin sahipleri gaddar, korkak ve hilebazdır. Ortaya çıkamaz, kendilerini gösteremezler. Derin devletin dehlizlerinde ele geçirilen "Kafes" planını hatırlayın. Hrant'ın katledilmesinden "operasyon" diye söz edildiğini hatırlayın.
Onlar bizi de, Hrant'ın arkadaşlarını, sevenlerini, adalet arayanları da kendi karanlıklarına çekmeye çalışıyorlar. Mahkemelerin tozlu dosyaları arasında tıknefes olalım, duruşmalara gidip gelmekten usanalım, adalet aramaktan umudu keselim istiyorlar. Kesmeyeceğiz. Kesemeyiz.
Çünkü Hrant Dink cinayetinin arkasındaki "devlet eli" tereddüde yer vermeyecek şekilde yargı önüne çıkarılmadıkça, katillere yardım eden, göz yuman, raporları hasıraltı eden, katile kahraman muamelesi yapan polis amirlerinden, jandarma komutanlarından, valilerden, soruşturmaları engelleyen yargı üyelerinden hesap sorulmadıkça, hiçbirimizin geleceğinin güvence altında olmadığını biliyoruz.
Hrant bize her şeyden önce onurlu bir kardeşlik ideali bıraktı.
Onurlu ve güvenli bir kardeşlik için,
Hrant için adalet için,
19 Ocak'ta onun öldürüldüğü yerde buluşacağız.
Hrant için adalet için,
19 Ocak'ta onun öldürüldüğü yerde buluşacağız.
Adaletin, kardeşliğin hüküm sürdüğü,
onurlu bir hayat istiyorsanız bizimle olun.
onurlu bir hayat istiyorsanız bizimle olun.
Ben orada olamayacağım malesef. Gün içerisinde şirketten izin almak için geçerli sebeplerin olmalı. Hrant geçerli bir sebep değildir. Doktora gittiysen raporun olmalı. Bankaya gittiysen dekontun olmalı. Kılın olmalı tüyün olmalı. Eskiden böyle değildi. İzin yazınıza gayet açık ve net 1 Mayıs'a gitmek için izin istiyorum diye yazdığınızda olumlu cevap aldığımız günler vardı. Birkaç yıl önceydi o günler. Hatta bir keresinde Ahmet Aslan konseri Maltepe’de diye konsere yetişebilmek için izin almışlığım vardır.Sonra yönetim değişti işin ehli olmayan insanlar müdür sıfatı ile işe başladı. Geçen sene şirketten bir arkadaşın Gazze’in işgali ile ilgili İsrail konsolosluğunun önündeki eylem için öğle saatlerinde istediği izin, siyasi eylemlere katılmamanız önerisi not düşülerek geri çevrilmişti. Bizde öğle tatili diye bir kavram yok zaten. Arkadaş iznini öğle tatili için istemişti ama öğle izni hakkından çok bir ülkenin insanlarının öldürülmesinin protesto edilmesi ne zamandan beri siyasi eylem oldu anlamadık biz. H.sonu bir haber vardı Radikal’de. Metrobüs zammını protesto eden Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri hakkında disiplin soruşturması başlatılmış. Demokratik haklarımız suç haline geliyor. Bu saftirik millette o öğrencilere destek olmak yerine gidip belediyenin düzenlediği saçma-sapan ışık gösterilerine katılıp gaza geliyor kültür başkenti olduk diye çoşuyor. Başkent olsan kaç yazar senin karnın hala aç. Ben bu halkı anlamıyorum. Tamam, bu başkent olma kutlamalarındaki yapılan harcamaların çoğunu belediye yapmamış bilmem ne fonu yapmış.- bu da çok geçerli bir mazeretmiş gibi- Yine de belediyenin yapmış olduğu böyle bir zırvalığa alkış tutmak nasıl bir ruh halidir. O belediye değil mi itfaiyecilerini, şoförlerini, taşeron firma kadrosunda çalıştırdığı işçilerini sömüren,maaşlarını vermeyen,senin metrobüsüne zam yapan. Sen de gidip bilmem kaç milyon harcanan o havai fişek saçmalığını izliyorsun. Yaa bir de nedir havai fişek olayı. Yeryüzünde bundan daha anlamsız bir görsellik ve gürültü kirliliği var mı. Bilen varsa söyleysin. Hrant’tan şirket içi izinlerden nereye geldik. Dünya dönüyor da hiçbir halt değişmiyor. Acılar,zulümler,ölümler,haksızlıklar her geçen gün artıyor.

devamsızlığım tavana vurduğu için bende gidemiyorum çok pis sinirlyim milli eğitime nedir bu 20 gün sınırı anlamış değilim
YanıtlaSilKasux;
YanıtlaSilYapmak isteyip yapamadığımız,gitmek isteyip gidemediğimiz her eylem için bugün tüm kurum ve kuruluşlara sinirlenme hakkımız sonsuz.