Dün akşam kuzunun tiyatrosu vardı. Ben de Sıdıka’yı alıp anneme geçtim. Yeğenler çok özlemişlerdi. Tabii yeğenler sevmek istedikçe Sıdıka yine kuytulara kaçıp kendini uykuya verdi. Kuzuyu almaya giderken nihayet arabaya alışan Sıdıka Hanım yan koltuğa uslu uslu kuruldu. Normalde ya ciyak ciyak miyavlayarak gelip kafama oturur, ya da ayaklarımın altına saklanmak ister. Bu sefer tam kontes gibi kuruldu. Her geçen gün biraz daha güzelleşiyor maymun. Şu sıra pencere sevdası başladı. Sabah 6’da çıkıyor cam kenarına miyav miyav susmuyor. Bir de geceleri üşümeyeceğini düşünüyorum ama ille de yorganın altında yatmak istiyor. Gece azcık dönüp onu rahatsız etsem ayaklarımı ısırıyor.
Umutsuz olmak istemiyorum ama zor günler bizi bekliyor gibi. Açılım sürecinde yaşananlar. Dün Beyoğlu’nda toplanan Türk Solu üyelerinin ve şehit yakınlarının son derece tehlikeli sloganları.. Facebook’takiler en korkuncu. Yıllardır aynı şirkette çalıştığımız insanların gerçek yüzünü görmek. Facebookta sürekli video linki verip, kıçlarının üzerinde oturarak ülkeyi kurtaracaklarını sanmaları dehşet verici. Bir taraftan grip mevzu ürkütüyor.
Arabanın Cd çaları bozulunca radyolu günlere geri döndüm. Çokta iyi oldu. Uzun zamandır dinlemediğim dinlemeyi unuttuğum şarkılar çıkıyor radyoda. Ben de pek bir keyif alıyorum. Geçen gün Özgür Radyo’da Diren dostum çıktı. Grup Kızılırmak’ın eski albümlerinde vardı. Yıllardır dinlemiyordum. Depresan’a ithaf ederek bugün listeme aldım.
böyle mi bitecek yazılan bu mu
amansız gidişin çaresi yok mu
gidecek yer mi kaldı
sığınacak yar mı kaldı
ağlayacak hal mi kaldı
diren dostum diren
biter mi sandın geçer mi sandın
kolay mı sandın sen
biter mi sandın kolay mı sandın
diren dostum diren
derdimiz bitecek, akacak suya
ölümlü dünya bu aslımız rüya
sen o yangın ormanında
sonum olsun kollarında
ben ölürsem yollarında
diren dostum diren
biter mi sandın geçer mi sandın
kolay mı sandın sen
biter mi sandın kolay mı sandın
diren dostum diren...
Fotoğraf Urfa’nın Yağmurlu Köyünden. Köyün adı Yağmurlu ama su bulmak bile lüks gibi. Orada o yokluk içinde sofralarını bize açan ekmeklerini ve yoğurtlarını bizimle paylaşan ailenin oğlu İbrahim’ in fotoğrafı. Sakız paketini elinde evirip-çeviren ne yapacağını bilemeyen, bizim ilgimizden sıkılan ve utanan İbrahim’in fotoğrafı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder